PROF.DR.BÜLENT BAYDAŞ

Prof. Dr. Bülent Baydaş, xxxx yılında xxxx'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesini 1991 yılında bitiren Prof. Dr. Baydaş, Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti anabilim dalında araştırma görevlisi olarak akademik çalışmalarına başlamış; 1998 yılında "Uzman Doktor", 2006 yılında "Doçent Doktor" ünvanını almıştır. Atatürk Üniversitesindeki akademik hayatı boyunca; 1996, 2002 ve 2003 yıllarında proje yöneticisi olarak 3 farklı konuda Araştırma Projesi yürütmüş; 1998-1999 döneminde Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim Komisyonu Üyeliği, 2000-2003 dönemlerinde Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği, 2005-2006 döneminde Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim Komisyonu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

2004-2006 yılları arasında lisans ve lisans üstü düzeyde dersler veren Prof.. Dr. Bülent Baydaş'ın bugüne kadar 13 makalesi ulusal hakemli dergilerde, uluslararası hakemli dergilerde ise 10 makalesi yayımlanmıştır. Türkiye, Fransa, Amerika gibi uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve (proceedings) basılan bildirileri bulunmaktadır. xxxx yılından beri Bursa'da ikamet eden Prof. Dr. Bülent Baydaş erişkinlerde ortodontik tedavi yaklaşımları, koruyucu ve önleyici ortodontik yaklaşımlar, temporomandibuler eklem rahatsızlıları, dudak-damak yarıkları ve ortodontik mini implantlar konularındaki çalışmalarıyla mesleğini burada sürdürmektedir.

 

İletişim

Adres: Bağlarbaşı Mah. 1.Sedir sok No:10 Evke Onyx Offices D:8-9 Osmangazi/Bursa
Telefon: +90 224 220 34 44
Fax: +90 224 220 80 20
e-posta: info@bulentbaydas.com

Sıkça Sorulan Sorular


  1. Ortodontik tedavi (tel tedavisi) hangi yaşlarda yapılır? (Dişler her yaşta düzelir mi?)
    Çenelerin konumundan kaynaklanan bozukluklar (ortopedik bozukluk) büyüme gelişim döneminde tedavi edilirken, çenelerin normal olduğu sadece diş diziliminden kaynaklanan bozukluklar her yaşta tedavi edilebilir.
    .

  2. Ortodontik tedavinin süresi ne kadardır?
    Ortodontik bozukluğun şiddetine, hastanın yaşı ve uyumuna bağlı olarak 6 ay ile 3 yıl arasında (ort 1,5 - 2 yıl) değişebilir.
    .

  3.  Dişler neden çapraşık çıkar?
    Ortodontik bozuklukların oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin etkisi vardır. Annesinden küçük çeneyi, babasından iri dişleri alan bir çocukta dişler çapraşık çıkabilir (genetik faktörler) veya erken süt dişi kaybına bağlı olarak alttan gelecek daimi dişlerin yerlerinin korunamaması sonucu dişler çapraşık çıkabilir (çevresel faktörler).
    .

  4. Beslenme ile diş ve çene bozuklukları arasında bir ilişki var mı?
    Özellikle fazla şekerli yiyeceklerle beslenme, ortodontik bozukluklara neden olmaktadır. Fazla şekerli beslenme sonucu diş çürüğü oluşur. Çürük nedeniyle diş kayıpları(çekim) olduğunda, çekim boşluğuna komşu dişlerin hareketi sonucu ortodontik bozukluklar oluşur. Ayrıca Proteinler, D, A, B1, B2 vitaminleri ve Kalsiyum eksikliğinin, diş ve çene bozuklukları oluşumunu kolaylaştırdığı yönünde araştırmalar vardır.
    .

  5. Çocuğumun dişleri büyüme ile düzelir mi?
    Çapraşık dişlerin büyüme ile düzelmesi mümkün değildir. Özellikle 16 yaşından sonra alt ve üst çene boyutlarında azalmalar tespit edilmiştir.
    .

  6. Teller dişleri çürütür mü?
    Tellerin direkt olarak diş çürütücü bir etkisi yoktur. Sadece besin birikimini artırdıklarından dişler yeteri kadar fırçalanmadığında çürük oluşumu için müsait bir ortam oluştururlar. Bu yüzden her öğünden sonra dişlerinizi fırçalamalısınız.
    .

  7. Tellerin sağlığa zararı var mı?
    Metale karşı alerjiniz yoksa endişelenmenizi gerektirecek bir durum yoktur. Çünkü ortodontide kullanılan bütün metaller hastaların sağlığı düşünülerek üretilmiştir.
    .

  8. Teller takılırken/çıkartılırken ağrı yapar mı? İşlemler sırasında iğne yapıyor musunuz?
    Tellerin takılıp çıkarılması sırasında hastalara ağrı verecek bir durum söz konusu değildir. Bu yüzden ortodontik tedavi sırasında iğne yapmaya gerek yoktur.
    .

  9.  Tellerin diş etlerine zararı var mı? Teller ağız kokusu yapar mı?
    Tellerin direkt olarak diş etleri üzerine bir zararı yoktur. Besin birikimini artırdıkları için dişler iyi fırçalanmadığında diş ve dişeti hastalıkları için uygun bir ortam oluştururlar. Ağız kokusunun birçok nedeni vardır. Genel sağlığınızı ilgilendiren bir hastalık(seker has. gibi) ağız kokusuna neden olabilir veya dişler iyi fırçalanmadığında oluşan diş ve dişeti hastalıkları ağız kokusu yapabilir.
    .

  10.  Teller konuşmayı etkiler mi?
    Teller genelde konuşmayı etkilemez. Dilin hareket sınırları içerisinde kullanılan bazı teller (dil önleyici, nance gibi) (Bkz: Sözlük) takıldıktan sonraki ilk günlerde konuşmayı olumsuz etkileyebilir. Fakat dilin bölgeye tekrar uyum sağlamasıyla bu durum ortadan kalkar.
    .

  11.  Teller takıldıktan sonra ağız temizliği nasıl yapılır?
    Ağız hijyeni isimli sayfamızda konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmiştir.
    .

  12. Teller takıldıktan sonra nelere dikkat etmek gerekir?
    Dişlerinize teller takıldıktan sonra, dikkat etmeniz gereken en önemli şey ağız temizliği ve yenilen gıdalara özen gösterilmesidir. Dişlerin çapraşık olduğu ağızlarda, düzgün dişli ağızlara göre besinler çok daha fazla birikmektedir. Çapraşık dişler üzerine, birçok girinti ve çıkıntıya sahip tellerin de yapıştırılmasıyla, aşırı bir besin birikimi olmaktadır. Bu besin artıklarının bakteriler tarafından parçalanmasıyla oluşan asitler, hem diş çürükleri ve dişeti hastalıkları (dişeti iltihabi) için uygun bir ortam oluşturmakta hem de dişler üzerine yapıştırılan tellerin (braket) kopmasına neden olmaktadır. Bu yüzden ağız temizliği gerektiği gibi yapılmalı, şekerli, asitli, yapışkan ve sert gıdalardan kaçınılmalıdır.
    .
    Tedavi süresince aşağıdaki gıdalardan uzak durmanız gerekmektedir!
    * Sakız, lokum, çikolata gibi dişlerinize yapışarak temizlenmesi zor olan gıdaları dikkatli yemenizi öneririz.
    * Kola / Fanta gibi yoğun miktarda asit ve şeker içeren içecekler.
    * Sert gıdalar, kuru yemiş, cips ve sert şekerler.
    * Elma, erik, ayva gibi meyveler. (küçük parçalara bölerek yenebilir)
    .

  13. Teller spor yapmama engel olur mu?
    Ortodontik yay (facebow) veya yüz maskesi (face mask) kullanıyorsanız spor yapmanız zor olacaktır. Bunun dışında ağız koruyucusu kullanarak spor yapabilirsiniz.
    .

  14. Tellerin takılması ne kadar sürer?
    Tellerin takılma işlemi vakaya bağlı olarak 45 dk.-2 saat arasında değişir.
    .

  15. Görünmeyen teller var mı?
    Son yıllarda metal braketlere göre daha az dikkat çeken diş renginde porselen braketlerin kullanımı artmıştır. Ayrıca dişlerin dile bakan yüzeylerine yerleştirilen braket sistemleri (lingual braket) geliştirilmiştir.
    .

  16. Çocuğum ağzındaki tellerin komik görüneceğinden hatta arkadaşlarının dalga geçeceğinden korkuyor ve tel takmak istemiyor, ne yapmalıyız?
    Çocuğa aksine tel takmadan önceki durumunun daha komik olduğu, tedavi ile bu komik durumdan kurtulabileceği anlatılmalıdır. Bu tedaviyi yaptırmaya herkesin gücünün yetmediği, bu yüzden arkadaşlarından daha şanslı olduğu söylenebilir. Ortodontistiniz, tedavi ettiği vakaların fotoğraflarını veya çocuğunuza istediği renklerde (tuttuğu takım veya en sevdiği giysisinin rengi gibi) teller takabileceğini göstererek yardımcı olabilir.
    .

  17. Teller çıktıktan sonra dişlerde leke kalır mı?
    Tedavi boyunca dişlerinizi düzenli olarak fırçalarsanız hiçbir leke kalmayacaktır.
    .

  18. Tedavi sırasında dişlerde ağrı ve hassasiyet olur mu?
    Tellerin takıldığı ilk günlerde dudakların ve yanakların iç yüzeylerinde hafif tahriş ve dişlerde çiğneme sırasında ağrı olabilir. Fakat bu şikâyetler en az 1 hafta içerisinde geçmekte hatta birçok hasta ağzında tel olduğunu bile unutmaktadır.
    .

  19. Tedavi bittikten sonra dişler tekrar bozulur mu?
    Teller çıkarıldıktan sonra dişler eski pozisyonlarına dönmek isterler. Dişleri mevcut pozisyonlarında tutmak için sabit ya da hareketli pekiştirme apareyleri kullanılır. Bu apareyler önerilen sürelerde kullanılmazsa dişler tekrar bozulabilir.
    .

  20. Tedavi olunmazsa ileride ne gibi problemlerle karşılaşılabilir?
    Çapraşık dişlerin temizlenmesi zor olduğundan diş çürüğü, diş eti iltihabi ve diş eti çekilmesi gibi durumlar daha kolay oluşacaktır. Çenelerin kapanış bozuklukları, çiğneme bozukluklarına neden olarak dişlerde aşınmalara ve eklem problemlerine yol açabilir. Ayrıca ortodontik bozukluklar bireyin kendine olan güvenini azaltarak psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebilir.
    .

  21. Çocuğumu kaç yaşında ortodontik muayeneye getirmeliyim?
    Çocuğun ilk ortodontik muayenesinin 7 - 8 yaşlarında, alt ve üst ön dişler sürdükten sonra yapılmasında fayda vardır. Bu dönemde çenelerin gelişimi ve sürecek daimi dişler ile ilgili problemler fark edilebilir. Yapılacak erken bir teşhis ile ileride tedavi edilmesi daha zor olan iskeletsel bozukluklar kolayca tedavi edilebilir, diş çekimini gerektirecek durumlar önlenebilir. Ayrıca tedavi süresi de kısaltılıp tedavi maliyeti düşürülebilir.
    .

  22. Dişlerimde ya da çocuğumun dişlerinde ortodontik problemi nasıl fark edebilirim?
    Sitemizin anomaliler bölümünde konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmiştir.
    .

  23. Tedavi için diş çekilmesinin bir sakıncası var mı? Diş çekmeden yapılan tedaviler daha mı avantajlıdır?Ortodontik tedavi amacı ile diş çekilmesi hastalar tarafından tercih edilmeyen bir durumdur. Diş çekimine karar vermede, alt ve üst çenedeki çapraşıklık miktarı, alt ve üst çenenin büyüme şekli ve hastanın yüz profili gibi kriterler esas alınır. Elde edilen sonucun daha stabil olacağı, başarılı bir ortodontik tedavi için diş çekimi gerekebilir.
    .

  24. Çocuğum gece uyurken horluyor ve gün içinde de ağzı açık uyuyor. Bu durumun dişlerindeki bozulmalarla bir ilişkisi olabilir mi?
    Çocuğunuz burun yollarındaki birtakım problemler (kemik eğriliği, burun eti gibi) nedeniyle, normal burun solunumu yerine ağız solunumuna geçmiş olabilir. Büyüme ve gelişim çağında uzun süre ağız solunumu yapan çocuklarda üst çene darlığı ve alt çene ileriliği gibi ortodontik bozukluklar olabilir. Bu yüzden ortodontist ve Kulak Burun Boğaz uzmanı kontrolünde olmanızda fayda vardır.
    .

  25. Çocuğum özellikle geceleri parmağını emiyor, dişlere zararı olur mu?
    Kötü alışkanlıklar olarak isimlendirdiğimiz parmak emme, tırnak yeme, dudak emme ve ya ısırma, yalancı emzik kullanımı gibi alışkanlıkların çocuk 4 yaşına gelene kadar bıraktırılması gerekir. Devam etmesi halinde bu alışkanlıkların yaptığı bozukluklar kalıcı hale gelir ve çocuğun ciddi ve uzun süreli ortodontik tedavi görmesi gerekir. Parmak emme alışkanlığı biberon emen çocuklarda daha sık görülmektedir. Özellikle geceleri parmak emen çocuklarda vaktiyle biberon, besleme dışında onları rahatlatmak ve uyutmak için de kullanılmıştır. Çocuğunuzda parmak emme varsa bir ortodontiste muayene olmanızda fayda vardır.
    .

  26. Randevular hangi sıklıkta olmaktadır? Seanslara sık gelip gitmekle tedavi süresi kısalır mı?
    Randevular hastanın durumuna göre düzenlenmektedir. Sabit ortodontik tedavi gören hastalarda 4 - 6 hafta arasında değişmektedir. Daha sık kontrol gerektiren özel durumlarda ise randevular buna uygun olarak verilir. Seanslara daha sık gelip gitmekle, ağzınızdaki tellerin aşırı gerilmesi ile tedavi süresi kısalmaz. Aksine bu durum dişlerinize zara verir ve tedaviyi uzatabilir.
    .

  27. Ortodontik tedavi pahalı mıdır?
    Ortodontik tedavi, uzun dönemde sağladığı fiziksel ve psikolojik faydalar düşünüldüğünde pahalı bir tedavi değildir. Birçok Ortodontist hastalara uygun ödeme imkânları sunmaktadır.

Riskler

Tüm tıbbi tedavilerde olduğu gibi ortodontik tedavinin de bazı riskleri vardır.

  • Çürük ve dişeti hastalıkları: Ağız bakımı iyi olmayan hastada ortodontik tedaviye başlanmamalıdır.

  • Dişin zarar görmesi: Eğer dişler tedavi boyunca iyi fırçalanmazsa dişin üzerinde kalıcı lekeler görülür.

  • Ağız dokularının yaralanması, herhangi bir parçanın yutulması.

  • Kök erimesi: Çok nadirde olsa tedavi sırasında meydana gelebilecek bir durumdur.

  • Tedavi sırasında ve sonrasında büyüme: Tedavi sırasında gerçekleşen büyüme tedaviye olumlu katkıda bulunabileceği gibi istenmeyen yönde de olabilir.

  • Çene eklemi problemi: Bazen ortodontik tedavi sırasında veya sonrasında problem çıkabilir.

  • Tedavi süresinin hastanın büyümesine, tedavi boyunca sık sık kırılan apareylere ve hastanın uyumsuzluğuna bağlı olarak uzaması.

Yetişkinlerde Ortodonti

Erişkinlerde Ortodontik Tedavi


Ortodontik tedaviler genellikle çocuk ve gençlik yıllarında yapıldığı bilinmekle birlikte son yıllarda halkın bilgilenmesi ve teknolojinin ilerlemesi ile erişkin ve ileri yaşlarda ortodontik tedaviler çok başarılı uygulanmaktadır.

Erişkin hastalarda yapılan ortodontik uygulamalarda dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır:

  • Hastanın çene problemi olmamalı sadece dişlerinde problem olmalıdır. Çünkü biz çene anomalilerini hastada mevcut olan büyüme potansiyelini yönlendirerek tedavi edebiliyoruz. Tıpta 18 yaş ve üstü olarak belirlenmiş olan erişkin bir hastada büyüme tamamen durduğu için çenelerde mevcut olan problemler ancak ortognatk-cerrahi müdahalelerle tedavi edilebilir.

  • Erişkin hastalarda mevcut olan dişsel problemleri tedavi etmek için diş destek dokularının (periodonsiyumun) sağlıklı olması gerekir. Çünkü ileri yaşlarda dişeti çekilmeleri buna bağlı olarak da alveol kemiğinde erimeler gözlenebilir. Böyle bir problemin varlığını tespit etmek için panoramik radyografi dediğimiz, tüm dişleri ve çene kemiklerini bir arada gösteren filmlerden faydalanılır. Eğer dişe komşu dokularda bir problem varsa bir periodontologtan (dişeti hastalıkları uzmanı) yardım istenebilir.

  • Erişkin hastalara uygulanan teller daha yumuşak ve kuvvetler daha hafiftir. Çünkü alveol kemikleri çocuklara nazaran daha sert ve esnekliği daha azdır. Bu durum tedavinin başarısını engellemez. Ortodontist belirlediği hedeflere bir çocuk hastada olduğu gibi başarı ile ulaşabilir, ancak tedavi süresi biraz daha uzun sürebilir. Erişkin hastaların ağız hijyeni konusunda daha dikkatli olduğu ve tedavi biran evvel bitsin diye doktorunun uyarılarını daha çok önemsediği de bir gerçektir. Bu durumda tedavi süresini kısaltan bir etkendir. Çünkü biz çocuk hastalarda ağız hijyeni ve lastik takma konusunda genellikle vakit kaybederiz.


Özellikle son zamanlarda çıkan yeni ortodontik malzemeler sayesinde, erişkin hastalarda oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmektedir. Dişlerin üzerine yapıştırılan braketler artık hem çok minik üretilebildiklerinden, hem de diş renginde materyallerden yapılabildiklerinden tedavi boyunca hastaların dış görünümlerinde dikkati çeken bir husus olmamaktadırlar.

Buna rağmen ülkemizde ortodontik tedaviye ihtiyacı olan pek çok erişkin hasta bulunmakta, ancak bu kişiler estetik kaygılardan dolayı tedavi olmak istememektedir. Bu hastaların da pek çoğu çapraşık dişlerini çektirme ya da kaplama veya protez yaptırma yoluna giderek tedavi olmaktadır. Oysa ortodontik tedavi ile dişler doğal yapıları korunarak düzeltilir, diş ve diş eti hastalıklarının önüne geçilebilir.

En iyi protez insanin kendi dokusu, kendi dişidir. Bu yüzden dişlerin kesilip küçültüleceği, üzerine porselen kaplamaların yapılacağı pek çok durumda ortodontik tedavi sağlıklı bir estetiğin imdadına yetişmekte, kişiye hayatinin geri kalan kısmında "kendi dişleri" ile güzel bir gülümseme ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırabilir.

Ortodontik tedavi ile güzel bir gülümseme elde edilmesi, erişkinlerde özgüveni ve çevre ile iletişimi artırmakta bu da iş hayatındaki başarısını olumlu yönde etkilemektedir.

Bazı erişkinler braket takarsa çocuksu görüneceklerini düşünüyorlar. Doğrusu önemsememiz gereken braketleri taktığımız sürece nasıl gözüktüğümüz değil, çünkü onlarla 1 ya da 2 sene yaşayacağız. Oysa sağlıklı ve protez olmayan kendi dişlerimizle boyu özgürce gülebileceğiz.

Unutmayın!!! şu anda dünyada birçok erişkin hasta kendi görüntüleriyle ilgili dışardan ne düşünüldüğünü hiç umursamadan yaşıyor ve gülebiliyor.

Lingual Ortodontik Tedavi

Günümüzde gelişmekte olan bir başka tedavi şekli de, braketlerin, dişlerin iç yüzeylerine yapıştırıldığı "Lingual Ortodonti" dir. Lingual ortodontide kullanılan özel braket ve teller dişlerin görünür yüzeyleri yerine iç yüzeylerine yapıştırılmakta ve bu sayede, tedavi görmekte olduğunuzu sizin ve doktorunuzun dışında kimse fark etmemektedir. Lingual ortodontik tedavi tekniğinin, kendisine has bazı kısıtlamaları, avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Ortodontistiniz, muayenenizden sonra sizi bu konuda bilgilendirecektir.

İnvisaline

Bazı basit vakalarda braket kullanmadan, şeffaf kalıpların kullanımıyla çapraşıklıklar düzeltilir. İki haftada bir değiştirilecek olan hastaya özel bu kalıpları günde yaklaşık olarak 15-20 saat takmak gerekmektedir. Her tedavi ortalama 60 çift (alt-üst çene) farklı düzeltici kalıp gerektirir. Tedavi süresi vakaya göre 6 ay ile 24 ay arasında değişir.



Ortognatik Cerrahi Tedavi

Kısaca ortognatik cerrahi yüzde daha estetik görüntü oluşturmak adına yapılan ameliyattır.

Ortodontik tedaviler ile dişlerin düzgün sıralanması mümkündür. Ancak çenelerde mevcut olan anormal durumlar erişkin hastalarda düzeltilemez ve ortodontik tedavi yetersiz kalır. Böyle durumlarda bir çene-yüz cerrahı ya da bir plastik cerrah ve ortodontistiniz birlikte çalışarak bu ağır anomaliyi düzeltebilir.

Çene anomalisine sahipseniz ve yaşınızda 18-20 nin üzerinde ise öncelikle bir ortodontiste muayene olun. Ortodontistiniz tedavi konusunda sizi bilgilendirecektir. Cerrahi müdahale öncesi braket takarak önce bir ortodontik tedavi göreceksiniz. Bu tedavinin süresi anomalinize göre 6-12 arasında olur. İstenilen diş ilişkisi sağlanıldığı anda ortodontistiniz sizi bir çene yüz cerrahi veya plastik cerrahiye yönlendirecektir.

Ameliyatınız genel anestezi altında ve tam teşekküllü bir hastanede gerçekleşir. Ameliyat anında braketleriniz çıkartılmaz ve iyileşme periyodunda braketlerinize takılan elastikler ile çeneler sabitlenir, iyileşme periyodundan sonra ortodontik tedaviniz yaklaşık 6 ay daha devam edecektir.

Çok kısa sürede elde edilen estetik sonuç başarılı olmakta ve günümüzde ortognatik cerrahi gittikçe yaygınlaşmaktadır.

 

Çocuklarda Ortodonti

Koruyucu Önleyici Ortodontik Tedavi


Çoğu ebeveyn aynı fikirdedir. Çocuğunuzun yüzünde büyük sıcak bir gülümsemenin görünmesi bir anne veya baba olmanın en memnun edici taraflarından biridir. Fakat bu gülümsemeyi bir ömür boyu sağlıklı ve parlak tutmak erken dönemde başlayan iyi bir dental bakım ile hastayı, hastanın ailesini, aile diş hekimini, ortodontisti ve diğer dental uzmanları içeren bir takım çalışması gerektirir. Türk diş hekimleri birliği çocuğun ilk doğum gününde süt dişleri sürerken aile diş hekimi ziyaretini önerir. Diş hekiminiz çocuğunuzu erken dönemde kontrol ederek dişlerin ve çenelerin nasıl geliştiğini görür ve çocuğunuz büyürken oluşabilecek değişiklikleri fark etmenizi sağlar.

Yaşam boyu sürecek güzel bir gülümseme elde etmek için çocuğunuzun düzenli sıralanmış dişlere ve düzgün bir çene yapısına, başka bir değişle sağlıklı bir kapanışa ihtiyacı vardır. İlk ortodontik muayene 7 yaşında, ilk ana dişlerin çıktığı dönemde olmalıdır. Bu ilk muayenedeki amaç; çocuklardaki çene ile ilgili bozukluları tespit edip erken müdahale etmek ya da bu dönemde oluşan erken temaslar sonucunda çeneler ya da dişlere ters kuvvetlerin gelmesini engellemektir.

Çünkü erken fark edildiği zaman bazı ortodontik problemleri çözmek daha kolaydır. Bu dönemdeki tedavilere " koruyucu önleyici tedavi" adı verilir. Çocuğunuzun dişleri düzgün görülse bile sizin fark edemeyeceğiniz sadece ortodontistin belirleyebileceği problemler olabilir. Bazen de sizin problem olarak gördüğünüz bir durum tamamen normal olup ve zamanla kendiliğinden düzelecek bir bozukluktur. Fizyolojik olup, müdahale gerektirmeyen durumları şu şekilde sıralamak mümkündür.

Çocuğunuzun dişlerinde gözlemlediğiniz her problem tedavi gerektirmeyebilir!


7-8 yaşlarında üst orta kesici dişler ağızda yer almaya başlar. Bu dişler süt dişlerinden sonra size çok büyükmüş gibi gelebilir. Unutmayın ki çocuğunuzun eli, kolu, başı gibi çenesi de büyüyecek ama dişler büyümeyecektir. Böylelikle size çok büyükmüş gibi görünen dişler daha normalleşmiş olacaktır.

Alt ön bölgedeki dört adet kesici diş ( iki adet orta, iki adet yan kesici ) biraz çapraşık olabilir. Genellikle hasta velilerimiz bu durumdan çok endişelenirler. Panik olmanıza gerek yok, çünkü alt kesicilerde görülen hafif çapraşıklık ta fizyolojiktir ve karmaşık bir dizi olaydan sonra bu bölgedeki dişler düzelir. Yine 7-9 yaşlarında üst dört adet kesici dişleri arasında aralanmalar vardır. Hatta bu görünüme tıpta ‘ugly duckling'( çirkin ördek yavrusu) denilir. Bunun sebebi ise üst köpek dişlerinin ağızda yer almak için aşağıya doğru inerken yan kesici dişlerinin köküne basınç uygulamasıdır. Üst kesici dişlerde görülen aralanmalar geçicidir ve köpek dişleri sürerken bu dişleri sıkıştırarak boşlukları kapatır.

Bu bilgileri size panik olmamanız için açıklamaktayız. Her şeye rağmen kesin teşhisi ortodontistiniz koyacaktır. Bu sitede oluşturduğumuz bilgiler hekiminizin muayenesinin yerini tutamaz.


7-9 yaşları arasında çocuğunuzun ortodontik muayenesi yapıldığında bir problem fark edilse bile, ortodontistiniz size acil bir tedavi önermeyebilir. Doktorunuz bu durumda "bekle ve gör" yaklaşımını uygulayacaktır, ana dişler sürerken ve çene yüz gelişimi devam ederken bazı durumlarda tedavi ihtimallerini değerlendirecektir. Tedaviye ihtiyacı olan her hastada en iyi sonucu elde etmek için tedavinin ideal bir başlangıç zamanı vardır. İşte ortodontist bu problemi doğru zamanda çözmek için gereken bilgiye sahip bir uzmandır.

Bazen çocuklarda, bebeklik döneminden kalmış olan yanlış yutkunma, parmak, kalem, dil emme gibi kötü alışkanlıklar mevcut olabilir. Bu kötü alışkanlıkların ortadan kaldırılması için yapılan müdahalelere önleyici tedavi denilir. Alışkanlık önleyici apareyler çok çeşitlidir. Sabit olarak dişlere yapıştırılanlar olduğu gibi takılıp çıkartılan apareyler de mevcuttur. Hangi apareyin kullanılacağı ortodontistiniz tarafından alışkanlığın şiddetine, çocuğunuzun yaşına ve mevcut diğer anomalilere göre belirlenir.



Bazı durumlarda ise ortodontistiniz çocuğunuzda ciddi bir çene problemi fark edebilir. Çocuğunuzda özellikle alt çenenin önde olması ya da büyük olması gibi bir problem teşhis edilmişse, erken müdahale bazı ciddi problemlerin gelişmesini engelleyebilir ve tedavinin ileri yaşlarda daha kısa süreli ve daha az karmaşık olmasını sağlayabilir. Tipik olarak erken tedavi, küçük yaşta kemiğin gelişimini yönlendirmek ve ana dişler sürerken onlara daha iyi bir çevre yaratmak için sabit ve hareketli ortodontik aparey kullanımını içerir. Bu tip müdahalelere ise koruyucu tedavi denilir.

Erken dönemde mevcut bir problemi tespit etmek ortodontiste şu imkânları sağlar.

  • Çene büyümesine yönlendirir.

  • Ön dişleri fırlak olan vakalarda top çarpması ya da düşme gibi olası travmalara karşı tedbir alır. Bu gibi diş fırlaklıklarında darbe sonucu ön dişlerinde oluşan kırılmalar sıklıkla karşılaşılır.

  • Zararlı ağız alışkanlıklarını engeller.

  • Fiziksel görünümü iyileştirir ve özgüveni arttırır.

  • Daimi dişlerin daha düzgün pozisyonlaşmalarına rehberlik eder.


 


Çocuklarda Kapsamlı Tedavi


Hemen her yaşta ortodontik tedavi yapılabiliyor olmasına rağmen, her hastanın sahip olduğu probleme göre ideal olarak tedavi edilebildiği uygun bir yaş dilimi vardır. Ortodontik tedaviler sıklıkla bütün daimi dişler sürdükten sonra(11-12 yaş) yapılmaktadır. Fakat bazı ortodontik bozuklukların, çocuktaki var olan büyüme potansiyelinden yararlanmak için erken dönemde tedavi edilmesi gerekmektedir.

Çocuğunuzun ağzında kalan en son süt dişi sallanıp düştüğü an (11-12 yaş) artık daimi dişlenme dönemi başlamıştır. Genellikle bu yaş grupları 2. büyük azı dişleri de sürmüş ise toplam 28 dişe sahiptir. 20 yaş dişlerinin sürmesi ile toplam 32 diş tamamlanır.

Ağızda süt dişlenmenin bitmesi ile birlikte, çocukta büyük bir büyüme atılımı da başlar. Pubertal büyüme atılımı denilen bu dönem, ortodontist için hem dişlerle ilgili hem de çenelerle ilgili etkili tedavi yapmak açısından en uygun zaman dilimidir. Bu dönemde halk arasında ‘tel takma' dediğimiz sabit ortodontik tedaviler yapılmaktadır. Sabit apareylerdeki felsefe, braket diye adlandırılan ve dişlere yapıştırılan metal düğmeciklere değişik özelliklerde ve kalınlıklarda ark telleri yerleştirilir ve bu teller aracılığı ile uygulanan kuvvetler ise dişleri hareket ettirir.

Braketlerle yapılan tedavide uzayın her üç yönünde kontrollü diş hareketi sağlamak ve diş ve diş köklerini düzgün sıralamak mümkündür. Ortodontik tedavi eskiye göre daha çok güncelleşti ve normalleşti. Artık etrafımızda ortodontik tedavi gören birçok çocuk görüyor ve bunu garipsemiyoruz. Çenelerde mevcut olan problemlerin düzeltilmesi için ağız dışından destek almak gereklidir. Bu anlamda kullanılan aparatların tümüneağız dışı apareyler denilir. Ağız dışından takılan aparatlar günde 16 - 18 saat takılmalıdır.

Çeneleri ilgilendiren anomalilerde 12-16 yaş dönemi ortodontik tedavi açısından oldukça önemlidir. Ortodontistler ağız dışı apareyler kullanmak suretiyle çenelerde bir küçültme yapamazlar çünkü büyümeyi durdurmak mümkün değildir. Bizler ancak büyümeyi istediğimiz şekilde yönlendirmek suretiyle anomaliyi tedavi edebiliriz. 12-16 dönemi büyümenin en aktif olduğu dönemdir. 16 yaşından sonra büyüme çok azaldığı ya da bittiği için büyümeyi yönlendirme şansımızda söz konusu olamaz.

Büyüme atılımının bittiği, artık bireyin ergin olduğu dönemde dişleri ilgilendiren anomaliler yine başarılı bir şekilde tedavi edilse bile çenelerin tedavisi ancak ortognatik-cerrahi tedavileri ile düzeltilebilmektedir. Bu nedenle çocuğunuz 11-12 yaşına geldiğinde eğer bir problem gözlemliyorsanız onu en kısa zamanda bir ortodontiste görmenizi tavsiye ederiz. Çocuğunuz tellerin görüntüsünden rahatsız olabilir Ya da arkadaşlarının alay etmesinden rahatsız olabilir. Cocuğunuzu arkadaş grubundan ya da akrabalarınızdan ortodontik tedavi gören kişilerle tanıştırmanızı tavsiye ederiz. Böylelikle kendini yalnız hissetmeyecek ve başına gelecekleri bizzat tedavi gören birisinden öğrenmiş olacaktır.

Sabit ortodontik tedavi genelde paslanmaz çelikten yapılmış braket kullanarak yapılır Ancak artık günümüzde daha az belli olan seramik ya da plastik braketler de özellikle kız çocukları tarafından oldukça tercih edilmektedir. Her ne kadar bu tür braketler tedavi süresini biraz uzatsa da basit vakalarda tercih edilebilir. Ortodontistiniz sizinle olası seçenekleri paylaşacaktır. Braketlerin etrafına renkli elastik ligatürler takmak suretiyle ortodontistiniz tedaviyi daha eğlenceli hale getirebilir. Takımının renklerinden elastik takan hasta sayımız çoktur...

Ağız dışı aparey kullanmak zorunda olan çocuk hastalara bu apareyleri alıştırmak zor olabilir. Sizinle bir hastamla ilgili tecrübemi paylaşmak istiyorum. Hastam 8 yaşında alt çene ilerililiği olan ve chin cup takmak zorunda olan bir kız çocuğu idi. Annesi arkadaşlarının onu ilk gördüğünde vereceği tepkiyi yumuşatmak için kızı için bol pastalı bir toplantı hazırlamış ve kızının problemi ve apareyini tanıtmıştı. Bu fikri çok başarılı bulmuş ve birçok hastamla da paylaşmışımdır. Bu hastam apareyi ile çok barışıktı ve tedavisi oldukça başarılı oldu. Bence annesinin katkısı göz ardı edilemez. Sonuçta her ne olursa olsun ortodontik problemler sağlıkla ilgili problemlerdir ve sonsuza kadar sürmeyecektir. Sabrınızın ödülü bir ömür boyu düzgün dişlerle gülmektir ve buna değer. Ortodontik tedavi görmemiş olmama rağmen buna değdiğini tedavisini bitirdiğim her hastanın gözlerindeki gülümsemeden hissediyorum.

Tedavi Hedefleri

Dişlerde olan çapraşıklık her yaşta estetik bir sorundur. Fakat sorun sadece estetik değildir. Fonksiyon ve hijyen de bu durumdan direk etkilenir. Ortodontik tedavi, dişlerdeki çapraşıklığı çeneler arasındaki uyumsuzluğu düzelterek; sadece estetiğe yönelik olmayıp, ileride olması muhtemel çürük, dişeti hastalıkları ve alt çene eklemindeki problemleri de önler.

Şöyle ki;

  • Çapraşık dişleri temizlemek zordur. Çapraşık dişlere sahip olan bireyler yeterli ağız temizliğini sağlayamadıkları için bakteri plağı ve diş taşı çapraşık bölgede çok daha rahat oluşur ve tutunur. Dişlerin zor temizlenen yüzeylerinde çürüklere sıkça rastlanır ve ağız hijyenini sağlamak güçleşir dolayısıyla çürük riski artar.

  • Çapraşık dişli ağızlarda, dişleri örten dişeti devamlılığının bozulması sebebiyle (özellikle alt ön bölgelerde) tekrarlayan dişeti problemleri gözlemlenir. Bu da diş kökünü çevreleyen kemik dokusunda da yıkımlara sebebiyet verebilir. Özellikle yaşın ilerlemesi ile birlikte dişeti çekilmeleri, soğuk sıcak hassasiyetleri, kemik erimesi, dişlerin sallanması ve en sonunda da diş hekimi tarafından dişlerin çekilmesi ile sonlanan bir süreç başlamış olur. Sonuç olarak çiğneme sisteminde bir fonksiyon kaybı oluşur.

  • Çapraşıklık sebebiyle dişlere dağılan çiğneme kuvvetleri homojen olmayabilir. Bu da bazı dişleri fazla kuvvet uygulaması sonucunda o bölgede dişeti çekilmesine hatta dişin canlılığını kaybetmesine neden olabilir.

  • Alt çenenin kapanış anında öne ya da yana kayması ya da alt çenenin geride konumlanmasına sebep olan çene problemlerinde alt çene ekleminde de problemler gözlenir (Ağzın açılıp kapanmasında tıkırtı ya da kulak önü bölgesinde ağrı gibi). Ortodontik tedavi ile eklem bölgesine binen ters kuvvetler engellenmiş olur.

  • Ortodontik tedavinin asıl hedefi alt ve üst dişleri özellikle arka bölgede maksimum temasa getirerek kaliteli bir çiğneme fonksiyonu sağlamak, böylece alt çene ekleminin sağlığını korumaktır. Bunun yanı sıra ortodontik tedavi ile ağız hijyenine katkıda bulunmak ve estetiğin sağlanması sonucunda hastanın toplum içinde kendine olan güvenini arttırarak psikolojik destek sağlamakta amaçlanır.